top of page

Terapi Yolculuğunda Belirsizlikle Kalabilmek

  • Yazarın fotoğrafı: Ceren Şimşek
    Ceren Şimşek
  • 18 Haz
  • 2 dakikada okunur

Gereksiz yere acele edince, acele ettiği ölçüde bir şeyleri gözden kaçırmak insanın özelliğidir. Trene binildiğinde çok uzaklara gidilebilir, ama o ölçüde deneyiminin artacağını sanmak da yanılgıdır. Yol kenarındaki çiçekler, ince dallardaki minik kuşlar kendi ayakları üzerinde yürüyen dürüst gezginlere görünür.” 


Sosuke Natsukawa 

Kitapları Kurtaran Kedi


Psikoterapi sürecinde de olur bu. Bir acelecilik göze çarpar çoğu zaman; hemen her şeyi anlatayım ve hemen her şey çözülsün, çözümlensin, değişsin, yok olsun arzusu. Peki bu ne kadar mümkün? 


Kati bir kesinlikle aceleciliğin kökenleri şuradadır, nedeni şudur diyemem. Belki hayatın kısalığına bir karşı çıkıştır, belki bakım verenleri tarafından hemen sonuç almadığı zaman önemsenmemiş, onaylanmamış bir çocukluğun yankısıdır, belki de dürtüselliğinin yalnızca.


Freud’un optimal engellenme kavramı; çocuğun arzusunun yerine gelmesi için beklediği gecikme süresini ifade eder. Gerçek ile arzuyu ayırt edebilme buradadır. Evet arzularım var ama belli ki bunlar hemen karşılanamayacak. Optimal engellenme ile çocuk, arzusunun doyumu için uygun yollar bulması gerektiğini fark eder ve bunları bulmayı öğrenir.


Terapi; kendini tanıma sürecidir, bir yolculuktur. Kişi terapiye başladığında A noktasındaysa, ulaşmak istediği B noktası olsun. Ulaşılmak istenen o son (B) neyse (kaygısından kurtulmak mı, annesiyle tartışmasız bir yaşam mı, sevdiği kişinin kaybını kabullenmek mi, terfi alabilmek mi, kalabalık ortamda sunum yapabilmek mi, acı veren anılarını bir an önce unutmak mı) oraya doğru hızla giderken, terapist bakın burada şöyle bir çicek var, görebiliyor musunuz, diye sorduğunda bu çicek konuşulur seanslarda haftalarca. Eğer kişi de görmeye hazırsa... Çünkü bu çiçek bir parçasıdır o yolun. Sonra belki o çicek alınır, eve - iç dünyaya kabul edilir, bakılır bir süre ve ölür. Yası tutulur ve yola devam edilir. Terapi sürecinde acele edip B noktasına varmaktan çok yolda karşılaşmaları önemserim. Kaygının acilen yok edilmesini önceliklemek yerine o kaygı neden orada, nasıl bir şekli var ve ne söylemek istiyor ona bakmak isterim.


Yürüyerek yolculuk etmek gibidir terapi. Optimal engellenme de içeren. Uzun sürer ve yorucudur ama gözünüze çokça şey çarpar; çokça deneyimlersiniz ve her adımda kendinize yaklaşırsınız, asıl B noktası.



Bu yazının fikri hakları Ceren Şimşek, Klinik Psikolog  yazarına aittir. 


 
 
 

Yorumlar


bottom of page